
Elif, iki çocuk annesi, sıra dışı bir pavyon kadınıdır. Tarihçi olan babasının aşıladığı dünya görüşünün de etkisiyle, yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen insan kalmayı başarabilmiştir. Çocuklarına “ne yapıp yapacaksınız; ama yaşamınızı kimseyi incitmeden yaşayıp bitireceksiniz” diye öğüt vermiştir hep.
Bataklıkta dans etmek kadar zor olan hayatını defalarca bitirmeye çalışmıştır Elif. “Bu hayatı yaşamayı beceremiyorum” der, kendi kendine sık sık; ama eli kolu bağlıdır. Çünkü iki çocuk anasıdır Elif ve bu dünyaya çocuk getirmek onun hayattaki en büyük hatasıdır. Ne yapıp, ne edip çocukları büyüyene kadar sürdürecektir hayatını…
“İki bebek, iki şizofren kardeş, birde alkolik, kocan varsa… ve kış günü aç bir halde sokakta kalmışsan, pavyon çok iyi bir alternatiftir. Karnını doyururlar, iki kuruş para verirler, yatacak sıcak bir yerin olur ve bir anda umutsuzluğun umuda dönüşüverir. Ayrıca bu dünya, sizin yaşadığınız dünyadan çok daha net ve temizdir. Bu dünyada kimse kendini gizlemez, neyse odur.
Hayatta herkes bir şekilde senden yararlanmak ister; burada hiç olmazsa bunu açıkça dile getirirler” der Elif, dışarıdaki hayata yeğlediği “Pavyon Hayatından” söz ederken.
Hayat ona oyun etmiştir.
Hem de başa çıkılası olmayan nice oyunlar…
O, bir Yaşam Arsızı’dır.
Ve
Her şeye rağmen yaşamak zorundadır.



bu film filistinin gerçeklerinden sadece ufak bir kesitti .günümüzde filistinde yaşanan dramların yanında çok büyük bir dram filmi değildi açıkcası . sonuç olarak yanlız bir kadının çaresizliğini , hayatını sürdürmek için tek tesellisini , babasından miras kalan limon ağaçlarını , dul bir kadının yaşadığı ortamda tekrar sevemiyeceğini anlatan orta düzey yer yer sıkıcı ama izlenebilir güzel bir dram filmiydi . bu film için söylüyorum süresi çok uzundu . filmde limon ağaçları , limonlar çok güzeldi ve tabiki limonata .