Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Elif, iki çocuk annesi, sıra dışı bir pavyon kadınıdır. Tarihçi olan babasının aşıladığı dünya görüşünün de etkisiyle, yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen insan kalmayı başarabilmiştir. Çocuklarına “ne yapıp yapacaksınız; ama yaşamınızı kimseyi incitmeden yaşayıp bitireceksiniz” diye öğüt vermiştir hep.

Bataklıkta dans etmek kadar zor olan hayatını defalarca bitirmeye çalışmıştır Elif. “Bu hayatı yaşamayı beceremiyorum” der, kendi kendine sık sık; ama eli kolu bağlıdır. Çünkü iki çocuk anasıdır Elif ve bu dünyaya çocuk getirmek onun hayattaki en büyük hatasıdır. Ne yapıp, ne edip çocukları büyüyene kadar sürdürecektir hayatını…

“İki bebek, iki şizofren kardeş, birde alkolik, kocan varsa… ve kış günü aç bir halde sokakta kalmışsan, pavyon çok iyi bir alternatiftir. Karnını doyururlar, iki kuruş para verirler, yatacak sıcak bir yerin olur ve bir anda umutsuzluğun umuda dönüşüverir. Ayrıca bu dünya, sizin yaşadığınız dünyadan çok daha net ve temizdir. Bu dünyada kimse kendini gizlemez, neyse odur.
Hayatta herkes bir şekilde senden yararlanmak ister; burada hiç olmazsa bunu açıkça dile getirirler” der Elif, dışarıdaki hayata yeğlediği “Pavyon Hayatından” söz ederken.

Hayat ona oyun etmiştir.
Hem de başa çıkılası olmayan nice oyunlar…
O, bir Yaşam Arsızı’dır.
Ve
Her şeye rağmen yaşamak zorundadır.

Limon Ağacı


Bu ironik ve iyimser dramın kahramanı, limon ağaçlarını korumak için İsrail devletiyle mücadeleden sakınmayan Filistinli bir dul kadın, Selma. Duvarın İsrail tarafına İsrail savunma bakanı bir villa inşa edince, Selma’nın limon bahçesi, ulusal güvenliği tehdit eden bir unsur olarak tanımlanır ve yıkılmasına karar verilir. Hakkını ve limon ağaçlarını korumak için elinden geleni esirgemeyen Selma, tuttuğu avukata âşık olup, bir de üzerine davası uluslararası bir hadiseye dönüşünce her şey karmakarışık olur.

bu film filistinin gerçeklerinden sadece ufak bir kesitti .günümüzde filistinde yaşanan dramların yanında çok büyük bir dram filmi değildi açıkcası . sonuç olarak yanlız bir kadının çaresizliğini , hayatını sürdürmek için tek tesellisini , babasından miras kalan limon ağaçlarını , dul bir kadının yaşadığı ortamda tekrar sevemiyeceğini anlatan orta düzey yer yer sıkıcı ama izlenebilir güzel bir dram filmiydi . bu film için söylüyorum süresi çok uzundu . filmde limon ağaçları , limonlar çok güzeldi ve tabiki limonata .

SIRADAN BİR GÜNDÜ


Bob Maconel kötü bir gün geçirmektedir. Her zamanki 8 saatlik mesaisini kasvetli, yaşadığı dünyadan tamamen kopuk hissederek geçirmektedir. Bu berbat günde, kazara, potansiyel katillikten kahramanlığa geçer ve onu bugüne kadar hiç farketmemiş olan güzel Venessa’nın hayatını kurtarır. Bu kahramanca davranışı onu monoton gerçekliğinden gerçeküstü bir kasırgaya doğru çeker.

Bu filmi aylar önce izlemiştim. Türkiye'de şimdi gösterime girmesine çok şaşırdım. Filmin Amerikan iş yaşamına ve insan ilişkililerine göndermeleri çok güzel. Sıkıcı bir film olarak da nitelendirmek yanlış olur.

GÖKTEN ÜÇ ELMA DÜŞTÜ


İnsanoğlu bir dolu kusurla doğar, ama kendini bağışlamak zorundadır. Adına Evim dedikleri bir apartmanda, birbirlerine ölesiye muhtaç oldukları bir anda üç kişi istemeden biraraya gelir. Aile olmayı düşler. Peki bu uğurda cinayet işlenir mi? Gerekirse EVET!

Filim konsu güzle insan neler yapıp nele yapamayaklarıyla ilgili yapılan bir filim ilk önce güzel degil dedim ama izledikten sonra güzel bir filimmiş dedim